Pandemi Sürecinde Çalışma Hayatı ve İş Hukuku’na İlişkin Düzenlemeler

Dünya, geçmişte karşılaştığı ekonomik krizlerden farklı bir mahiyet arz eden atipik bir ekonomik krizin içinden geçmektedir. Bu krizin doğrudan insan sağlını ve genel hayatı etkileyen COVID-19 salgınından kaynaklanması, geçmişte yaşanan krizlerden temel farklılığı oluşturmaktadır. Salgın, önce Çin’de tüm hayatı ve dolayısıyla ekonomiyi kuvvetle etkilemiş; sonrasında ise neredeyse bütün dünyayı sarmıştır.

Tüm Dünya’nın bu süreçte ekonomik olarak yaşadığı olumsuzluklar ve kriz sonrası ortaya çıkacak geleceğe ilişkin riskler büyük önem arz etmektedir. Genel Olarak Covid-19 salgınından toplum ekonomi, üretim, iş gücü piyasası, sosyal yaşam, hukuk, sağlık alanları olumsuz şekilde etkilenmiştir. Nitekim en çok etkilenen alanların başında ekonomi ve iş gücü piyasası gelmektedir. Salgın sürecinde işveren ve işçi ilişkilerinde yaşanabilecek zararların en aza indirilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasının zorunlu hale geldiği, iş gücü piyasası aktörleri tarafından da dile getirilmiştir.

Şirketler, salgın dolayısıyla ulusal veya uluslararası ulaşımda yaşanan aksaklıklardan kaynaklanan hammadde temini ile sipariş azlığı veya genel bir ekonomik kriz nedeniyle üretim noktasında önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Neticede işveren, işçilerinin ücretlerini ödemede acze düşmekte ve işçilerin sözleşmelerinin zorlayıcı nedenle feshi gündeme gelmektedir. İşçinin iş akdinin sona ermesi, “feshin son çare olma” ilkesi doğrultusunda en son ele alınması gereken bir konu olmakla birlikte, iş sözleşmesini korumak adına 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer alan esnek çalışma modelleri gündeme gelmektedir. Bu doğrultuda ücretsiz izin, uzaktan çalışma, telafi çalışması ve kısa çalışma gibi modeller işverenlerce tercih edilmektedir.

Devletler, işgücü piyasasında pandemi sonrasında gözlemlenen olumsuz etkilere yönelik olarak farklı tedbirler almaya ve işgücü piyasası üzerinde müdahale alanları oluşturmaya çalışmaktadır. Devlet müdahaleleri, finansal destekler, iş sağlığı ve güvenliğine yönelik tedbirler ile şekillenmektedir. Küresel bir çaba olarak işyerindeki çalışanları korumak öncelikli müdahale alanı olarak belirlenirken, ekonomiyi ve istihdamı teşvik etmek, iş ve geliri desteklemek kapsamında da farklı önlemler söz konusudur. Avrupa genelinde oldukça yaygın bir şekilde uygulanan devlet destek paketleri için Almanya’da 470 bin şirketin başvuru yaptığı ve bu sayının daha da artmasının beklendiği ifade edilmektedir. Fransa’da ise 669 bin şirketin başvurduğu ödenekten şu ana kadar 6,3 milyon kişi yararlanmıştır. İngiltere’de özel sektör maaşlarının %80’ine kadar ödeme yapmak için bir devlet programı uygulamaya konulurken, Danimarka ve Hollanda’da bu oranın daha yüksek olduğu görülmektedir. (Kaynak: ILO) Türkiye’de salgın döneminde uygulanan mali destekler kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret desteği, asgari ücret desteği ve istihdam teşvikleri ile şekillenmektedir. Ayrıca salgına yönelik geçici işten uzaklaştırmalar için İşsizlik Sigortası Fonu temelli ücret garanti fonundan esnetilmiş koşullarda geçici ödemeler de yapılmaktadır.

İşten Çıkarma Yasağı ve Nakdi Ücret Desteği

Pandemi, iş HukukuAile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hazırladığı “torba yasa” taslağının TBMM’de kabul edilmesiyle birlikte 4857 sayılı İş Kanunu’nda değişiklik yapılarak, işten çıkarma yasağı getirilmesine ve ücretsiz izin döneminde ödeme yapılmasına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Yasaya göre, çalışanını işten çıkaran işveren veya işveren vekiline, işten çıkarılan her işçi için aylık brüt asgari ücret tutarında 2.943,00 TL (2021 yılı için 3.577,50 TL) idari para cezası uygulanacaktır.

Ücretsiz izindeki çalışanlara, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan günlük 39,24 TL (2021 yılı için 47,70 TL) ödeme yapılmasına ilişkin düzenlemenin yanı sıra, ücretsiz izne çıkarılan bir çalışana 30 gün üzerinden ödeme yapılması durumunda aylık yaklaşık 1.177,00 TL (2021 yılı için 1.431,00 TL) ödeme yapılmış olacaktır. Dünya Sağlık Örgütünün COVID-19 salgınını pandemi olarak ilanından sonra ve Kanunun kabul edilmesinden önce, işten çıkarılarak, işsizlik maaşı alamayanlar için ise İşsizlik Sigortası Fonundan ödeme yapılmaktadır. İşten çıkarma yasağına yönelik düzenleme yapılması çalışanlar lehine son derece önemli bir karar olup, fesih yasağı ve nakdi ücret desteğini Cumhurbaşkanı 30.06.2021’e kadar uzatmaya yetkilidir.

Kısa Çalışma Ödeneği

İstihdama yönelik en dikkat çeken düzenlemelerin başında, COVID-19 salgını nedeniyle faaliyetlerini yavaşlatan veya durduran tüm işletmelerin kısa çalışma ödeneğine başvurabilmesi imkânı yer almaktadır. Kısa çalışma ödeneği, ekonomik açıdan zorlayıcı sebepler dâhilinde, işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması ya da süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde uygulanır. Bu kapsamda sigortalılar için üç ayı aşmamak üzere ve çalışamadıkları dönemde geçerli olacak şekilde gelir desteği sağlamaktadır. Kısa çalışma ödeneği tutarı; sigortalının son 12 aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının %60’ı olarak belirlenmektedir. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği tutarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemeyecektir. Bu kapsamda, işçilerin çalışmadıkları günler için ödeme yapılacak olup, tamamen faaliyetin durdurulması halinde yapılan ödemeler üst sınır olan 4.414,50 TL’yi (2021 yılı için 5.366,25 TL) aşamayacaktır.

Bu arada, Kısa Çalışma Ödeneği kapsamında başvurular kolaylaştırılarak, kısa çalışma başvuru aşamasında İş Müfettişi’nce yapılan uygunluk denetimi ödeme sürecine yayılmış, istenen belge sayısı 10’dan 2’ye düşürülmüştür. Ayrıca e-devlet üzerinden yapılan entegrasyonla başvuru adımları minimuma indirilerek mümkün olduğunca kolaylaştırılmıştır.

Yine, kısa çalışmanın başlama tarihinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olarak çalışıyor olmak koşulu hafifletilmiş ve 60 gün olarak düzenlenmiştir. Son üç yıl içinde 600 gün prim ödeme gün sayısı şartı ise 450 olarak yeniden düzenlenmiştir.

Bunun yanı sıra 2016 yılından beri uygulanmakta olan Asgari Ücret Desteği ile işverenlere, işçi başına günlük 2,5 TL ve aylık 75 TL tutarındaki indirim sağlanmakta olup, işverenlerin asgari ücret desteği hakkını kaybetmemesi için kısa çalışma veya nakdi ücret desteği nedeniyle 0 (sıfır) günlü olan sigortalılar da bir istisna olarak hesaplamaya dahil edilmiştir.

Uzaktan Çalışma

Uzaktan çalışma, esnek çalışma modelleri içerisinde yer alan bir çalışma modelidir. Esnek çalışma, insan sermayesini en iyi şekilde kullanmayı amaçlamış ve değişen şartlarla birlikte değişen taleplere uyum sağlamanın bir yolu olarak ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla günümüz şartlarında ve belki bir süre daha çalışma hayatında söz konusu olacaktır. Covid-19 salgını uzaktan çalışma eğilimini başlatan etken olmasa da, ön plana çıkaran bir süreç olmuştur. Çünkü bu süreçten önce de dünyada bazı ülkelerde belli oranlarda uzaktan çalışma benimsenmiş ancak motivasyon ve üretkenlik gibi bazı dezavantajları nedeniyle kimi işletmelerce temkinli yaklaşılmıştır.

Uzaktan ÇalışmaRandstad araştırma firmasının birçok ülkeden topladığı veriler doğrultusunda oluşturduğu rapora göre, çalışanların %83’ü Covid-19 pandemisi nedeniyle sahip oldukları yeni çalışma ortamına adapte olmuştur. Evde aile ve iş dengesini korurken çalışma saatlerini ayarlayabilenler %75 iken %66’sı düzenli çevrimiçi toplantı yapmıştır. Çalışanların %63’ü pandeminin işleri üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu, %54’ü işlerini kaybetme kaygısı içerisinde olduğunu ve %75’i ise işverenlerinin pandemi sürecinde çalışanların sağlıkları ile ilgilendiklerini belirtmiştir (Randstad, 2020).

Tüm bu esnek çalışma modellerine rağmen bazı sektörlerde çalışmanın devam etmek zorunda olması ve işin niteliği gereği uzaktan çalışmaya elverişli olmaması nedeniyle iş yerlerinde pandemiye karşı iş sağlığı ve güvenliği konusu gündeme gelmiştir. İş akdinin kişisel niteliği gereği işçi ile işveren arasında kurulan karşılıklı sorumluluklar bağlamında işveren, işçiyi korumak, yaptığı iş dolayısıyla işçinin uğrayacağı zararlara karşı önlemler almak, çıkarlarının zedelenmesine yol açacak davranışlardan kaçınmak zorundadır.

Telafi Çalışması

İş Kanunu’nun 64. maddesi uyarınca, zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi gibi nedenlerle, normal çalışma sürelerinin önemli ölçüde altında çalışılması durumunda işveren, çalışılmayan süreler için işçilerin telafi çalışması yapmasını talep edebilmektedir.
COVID-19 salgını nedeniyle ülkemizde birçok işyerinin zorunlu olarak kapatılması, çalışma saatlerinin önemli ölçüde azalması durumlarının yaşandığı ve yaşanacağı açıktır. Söz konusu salgına ilişkin sürecin ne zaman sona ereceği de mevcut koşullarda tahmin edilemeyeceğinden, kanaatimizce yerinde bir düzenleme ile, İş Kanunu’nun telafi çalışmasını düzenleyen 64. maddesine birtakım değişiklikler öngörmüştür. Buna göre, telafi çalışmasına, çalışmama süresinin sona ermesinden itibaren 2 (iki) ay içinde başlanılabiliyorken, bu süre 4 (dört) aya çıkarılmıştır. Ek olarak, Cumhurbaşkanı’na bu 4 (dört) aylık süreyi iki katında kadar çıkarabilme yetkisi verilmiştir.

Normalleşme Desteği, İstihdama Dönüş ve İlave İstihdam Desteği


Telafi ÇalışmasıPandeminin ilk günlerinden itibaren alınan koruma tedbirleriyle beraber, diğer taraftan çalışma yaşamının da devam etmesi gerektiği açıktır. Bu nedenle, pandemi kriz yönetiminin ilk aşamasında korumaya yönelik tedbirler artmış, ikinci aşamada ise kademeli olarak istihdamı koruma ve artırma düşüncesiyle çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Bu anlamda getirilen Normalleşme Desteği, İstihdama Dönüş Desteği ve İlave İstihdam Desteği ile hem kısa çalışma ve ücretsiz izinde olan işçilerin istihdam edilmesi teşvik edilmiş, hem de ilave istihdam sağlanması amaçlanarak işverenlere nakdi destek sağlanmıştır.


7252 sayılı Kanunla getirilen Normalleşme Desteği ile kısa çalışma veya nakdi ücret desteğinde bulunan sigortalıların yeniden istihdam edilmesi halinde 6 ay süre ile SGK prim indirimi verilmektedir.
Yine, 7256 sayılı Kanun ile getirilen İstihdama Dönüş Desteği ve İlave İstihdam Desteği ile hem kayıt dışı çalışan işçilerin kayıtlı ekonomiye geçişi hızlandırılmakta hem de işverenlerin 2021 yılında ilave istihdam sağlaması teşvik edilmektedir.

COVID-19 salgının ekonomi ve çalışma hayatı üzerindeki olumsuz etkileri göz önünde bulundurulduğunda, özellikle İşsizlik Sigortası Fonu desteği ve kısa çalışma ödeneği ile ilgili getirilen değişikliklerin ekonomik etkilerin azaltılması konusunda oldukça faydalı olduğu ve sürdürülebilirliği artırdığı görülmektedir. Pandemi sürecindeki yoğun bilimsel çalışmalarla geliştirilen aşı ile tüm Dünya’da normal hayata dönüş heyecanı artmış, sosyal ve ekonomik beklentiler pozitif anlamda etkilenmiştir.

PKFİSTANBUL
PKF Global is the network of member firms of PKF International Limited, each of which is a separate and independent legal entity and does not accept any responsibility or liability for the actions or inactions of any individual member or correspondent firm(s).

“PKF" and the PKF logo are registered trademarks used by PKF International Limited and member firms of the PKF Global Network. They may not be used by anyone other than a duly licensed member firm of the Network.
Eski Büyükdere Cad. Park Plaza, No: 14 Maslak İSTANBUL
PKFİSTANBUL
PKF İstanbul, PKF Global'a bağlı bir üye olup, her biri ayrı ve bağımsız hukuki bir varlık olan PKF International Limited üye firmalarının ağıdır. Her bir üye veya yazışma firmasının eylemleri veya eylemsizliği konusunda hiçbir sorumluluk veya yükümlülük kabul etmemektedir.
PKF İstanbul is a member of PKF Global, the network of member firms of PKF International Limited, each of which is a separate and independent legal entity and does not accept any responsibility or liability for the actions or inactions of any individual member or correspondent firm(s).
Eski Büyükdere Cad. Park Plaza, No: 14 Maslak İSTANBUL
HİZMETLERİMİZSizlere neler sunuyoruz?
Son Yazılar