Sendikacılığın Gelişimine Kısa Bir Bakış

Sanayi döneminin başlangıcıyla birlikte dünyada önemli dönüşümler yaşanmıştır. Bu dönüşümler sonucunda; yaşam biçimi köylerden kentlere taşınmış, üretim, ev ölçeğinden fabrika ölçeğine geçmiş ve en önemlisi de çalışma hayatı tarladan fabrikaya dönüşmüştür. Bu dönüşümlerin bir yansıması olarak da daha önceden var olmayan bir çalışma ilişkisi ortaya çıkmış, insanlar kendilerinin sahip olduğu çalışma alanlarından, sermaye sahiplerinin elinde bulunan çalışma alanlarına, kendi zaman planlarından fabrikaların zaman planlarına, kendi çalışma isteklerinden, sermaye sahiplerinin çalışma isteklerine dayalı bir çalışma disiplinine geçiş yaşanmıştır.

Sendika terimi ilk olarak İngiltere’de kullanılan bir terimdir. 18. yüzyılın ilk çeyreğinde yeni buluşların üretim üzerindeki artan etkisi ve buhar gücüyle çalışan aletlerin makineleşmiş endüstriyi doğurmasıyla “Sanayi Devrimi” kitlesel üretimi ortaya çıkarmıştır. Kitlesel üretim, işçi sınıfının oluşumunu tetiklemiş ve sendikaların kurulması için gerekli zemini hazırlamıştır. Uluslararası Çalışma Örgütü ILO sendikayı çalışanların, çalışma hayatındaki ortak hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla oluşturdukları örgüt olarak tanımlamıştır. (ILO, 1996: 3). Benzer şekilde sendika, işçi veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurdukları organizasyonlar olarak tanımlanmaktadır. (Başar, 1998: 324). Tarihsel olarak koşullar ilk defa 18. yüzyılın ortalarında İngiltere’de oluştuğu için modern anlamda sendikalar ilk defa İngiltere’de kurulmuştur. Daha sonraki yıllarda Avrupa’nın farklı ülkelerinde ve ABD’de sendikalar kurularak gelişim göstermişlerdir (Tokol, 2017, ss. 22-23).

Sendikaların gelişim süreci, işçi haklarının korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla ortaya çıkan sosyal ve siyasi bir hareketin ürünüdür. Sendikaların tarihsel gelişimi Sanayi Devrimiyle birlikte hız kazanmıştır. Önceden el emeğiyle üretim yapan topluluklar, endüstriyel üretime geçişle birlikte fabrikalarda ve atölyelerde çalışmaya başlamıştır. İşçiler, düşük ücretler, aşırı çalışma saatleri, kötü çalışma koşulları ve işsizlik gibi sorunlarla karşı karşıya kaldı ve 18. ve 19. yüzyıllarda, haklarını savunmak ve çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla işçi grupları ve loncaları kurdular böylece sendikaların oluşum sürecini başlamış oldu.  Dolayısıyla bir yönüyle ilk sendikaların amacı, işçi dayanışması ve kolektif mücadeleydi denilebilir.

Yukarıda ifade edildiği üzere sendikaların kökeni, orta çağda var olan loncalara kadar dayanmaktadır. Sendikaların tarihsel gelişim sürecinde önemli yeri olan kurumlardan biri olarak loncalar, “aynı bölgede yaşayan esnaf ve zanaatkarların örgütlendiği orta çağ işgücü yapısının temelini oluşturan meslek organizasyonları” şeklinde tanımlanmaktadır. (Özaydın, 2015, s. 31). Lonca sistemi; üretimde çalışan usta, kalfa ve çırakları kapsayan, usta niteliğindeki zanaatçıların kurdukları ve egemen oldukları, çalışma koşullarının ve ücretlerin düzenlendiği uygulamaları göstermektedir. (Dertli, 2015, s. 28). Dolayısıyla çalışanların hak ve çıkarlarının korunması hem insani bir ihtiyaç hem de köklü bir gelenek olarak değerlendirilmektedir. Sendikalar zaman içinde yaşanan sosyo-ekonomik ve siyasal konjonktürün izdüşümlerini yansıtmaktadır. Dolayısıyla sendikaların gelişimini hem ekonomik hem de toplumsal dönüşümlerle birlikte ele almak gerekmektedir. (Sevgi, 2019, s. 60).

Osmanlı döneminde 1. Meşrutiyet sonrasında ilk nüveleri ortaya çıkan sendikacılık hareketi, birtakım yasaklamalarla uzun müddet kesintiye uğramış, Cumhuriyet döneminde de uzun müddet kısıtlı ve sınırlı bir sendikacılık yaşanmıştır.  Sanayileşmenin batı ülkelerine göre Türkiye’de geç dönemde başlamış olması, Türk toplumunun ve devletin sosyal yapısı, ekonomik durum, bazı dönemlerde görece otoriter idari yapıların güç kazanması gibi etkenler sendikacılık hareketi için negatif sonuçlar ortaya çıkarmış ve sendikalar olumsuz yönde etkilenmişlerdir. Tüm bu etkenler sebebi ile Türkiye’de sendikalar, Batı’daki örneklerine nispetle örgütlenme, etkinlik ve yaygınlık olarak yeterli düzeye gelememişlerdir.

Bugünün Türkiye’sinde ise yaygınlaşan esnek çalışma uygulamaları, özellikle uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, artan enformel istihdam ve ileri teknolojiler işgücünün mobilitesini artırmakta, bireysel bakış açısına hitap ederek kitlesel hareketleri engellemektedir. Bu ise sendikaların gücünün azalmasına sebep olmaktadır.

Ancak sendikacılığa yalnızca işçi yönüyle bakılması konunun anlaşılması açısından eksik kalacaktır. Çünkü işveren sendikacılığı da tıpkı işçi sendikacılığı gibi Sanayi Devrimi ile birlikte ortaya çıkmış ve çalışma hayatın temellerinin belirleyicisi olmuştur. İşveren kesiminin sınırlı sayıda olmaları, dayanışma bilinçlerinin zayıf olması, sınai, ticari ve ekonomik sorunlarını sendikalar dışında oluşturulmuş çeşitli meslek kuruluşları aracılığı ile yerine getirmeleri gibi nedenlerle sendikal örgütlenmeleri, işçi kesimine oranla daha geç gerçekleşmiştir. İşverenlerin örgütlenmesi, klasik liberal politikada yaşanan başarısızlık, devletin işçi sendikalarını tanıması ve sendikalara grev hakkını vermesi ile güçlenen işçi hareketleri karşısında bir denge oluşturmak amacı ile başlatılmıştır.

İşveren sendikacılığının gelişimi iş hukukunun temeli olan işçi, işveren ve devlet (üçlü) olgusunun daha dinamik ve etkin kararlar alması için vazgeçilmezdir.

PKFİSTANBUL
PKF Global is the network of member firms of PKF International Limited, each of which is a separate and independent legal entity and does not accept any responsibility or liability for the actions or inactions of any individual member or correspondent firm(s).

“PKF" and the PKF logo are registered trademarks used by PKF International Limited and member firms of the PKF Global Network. They may not be used by anyone other than a duly licensed member firm of the Network.
Eski Büyükdere Cad. Park Plaza, No: 14 Maslak İSTANBUL
PKFİSTANBUL
PKF İstanbul, PKF Global'a bağlı bir üye olup, her biri ayrı ve bağımsız hukuki bir varlık olan PKF International Limited üye firmalarının ağıdır. Her bir üye veya yazışma firmasının eylemleri veya eylemsizliği konusunda hiçbir sorumluluk veya yükümlülük kabul etmemektedir.
PKF İstanbul is a member of PKF Global, the network of member firms of PKF International Limited, each of which is a separate and independent legal entity and does not accept any responsibility or liability for the actions or inactions of any individual member or correspondent firm(s).
Eski Büyükdere Cad. Park Plaza, No: 14 Maslak İSTANBUL
HİZMETLERİMİZSizlere neler sunuyoruz?
Son Yazılar