Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve Temel Hukuki Dayanak
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, işyerinde bir yılı dolduran her işçi, deneme süreleri dahil olmak üzere, yıllık ücretli izin hakkı kazanır. Bu hak, kamu düzenine ilişkin olup, işçinin kendi rızası ile feragat etmesi mümkün değildir. Yıllık izin hakkının kullanımı, işçinin dinlenme hakkını teminat altına aldığı gibi, çalışma barışını ve verimliliği de korumaya hizmet eder.
Yıllık izin hakkından vazgeçilmesi, izinlerin ücrete dönüştürülmesi ancak işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinin sona ermesi durumunda mümkün olabilir. Aksi halde, işverenin bu hakkı kısıtlaması ya da ücret ödememesi durumlarında ciddi hukuki sorumluluklar doğar.
Yıllık Ücretli İzin Ücretinin Peşin Ödenme Zorunluluğu
İş Kanunu’nun 57. maddesi açık şekilde şunu öngörmektedir: “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini, işçinin izne başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.” Yine, uygulama esaslarını belirleyen Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nin “Ücretin Ödenmesi” başlıklı 21. Maddesi 2. fıkrasında ilgili yükümlülük “İşveren veya işveren vekili, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye izin dönemine ilişkin ücreti ile ödenmesi bu döneme rastlayan diğer ücret ve ücret niteliğindeki haklarını izine başlamadan önce peşin olarak vermek veya avans olarak ödemek zorundadır.” Şeklinde düzenlenmiştir.
Bu hükme göre, işverenin işçiye izin süreleri için ait olan ücreti, izne ayrılmasından önce ödemesi yasal bir yükümlülüktür. Bu zorunluluk sadece bir ödeme takvimine değil, aynı zamanda işverenin borç ifa edebilirliği açısından da bir irade beyanıdır. İşçinin mağdur edilmesini önlemeye yönelik bu zorunluluk, uygulanmadığı takdirde hem idari yaptırımlarla hem de fesih haklılığıyla karşılaşılabilir.
Bu hükmün temelindeki amacı, işçinin izin sürecinde mali kaygıya kapılmadan dinlenmesini sağlamaktır. Peşin ödeme, bu anlamda işverenin sosyal sorumluluğunun da bir gereğidir.
Uygulamada Peşin Ödeme Nasıl Yapılmalıdır?
- İşveren tarafından ödemenin banka kanalıyla yapılması tavsiye edilmektedir.
- Banka açıklamasında “Yıllık Ücretli İzin Avansı” ibaresi bulunmalıdır.
- Ücret hesap pusulasında ayrı bir tahakkuk satırı olarak “Yıllık İzin Avansı” yazılmalı, kesintiler bölümünde de ilgili mahsuplaşma belirtilmelidir.
- Bu belgeler işçinin özlük dosyasında saklanmalıdır.
Ayrıca, çok sık yapılan bir hata da izin kullanımının resmi evraklarla belgelenmemesidir. Yazılı izin talep formları, ücret hesap pusulasında yıllık izin gününün doldurulması, muvafakatnameler, mutabakatlar ve İK sisteminde kayıtlı izin onay ekran görüntülerinin muhafazası yasal sorumluluğu yerine getirmek açısından önemlidir.
Yargı Kararları Işığında Haklı Fesih Sebebi Olarak Değerlendirme
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, 2021/310 E. ve 2021/736 K. sayılı kararında şu hükme varmıştır: “Yıllık izin ücretinin izne ayrılırken peşin ödenmemesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/2-e maddesi kapsamında ücretin zamanında ödenmemesi anlamına gelir ve işçiye haklı nedenle fesih hakkı verir.”
Bu karar, peşin ödeme zorunluluğuna ilişkin yargı içtihadını da netleştirmiştir. Artık sadece ücretin verilmemesi değil, “zamanında verilmemesi” bile fesih gerekçesi olabilir. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve 22. Hukuk Dairesi kararları da bu görüşü destekler niteliktedir. 2022/4124 E., 2022/9730 K. sayılı Yargıtay kararında da işverenin yıllık izin ücretini izinden önce ödememesi halinde işçinin haklı fesih hakkı olduğu belirtilmiştir.
Son olarak ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2025/24 E. ve 2025/2487 K. sayılı kararı uyarınca, işçinin yıllık izne ayrılmadan önce ücretinin peşin ödenmemesi ya da avans verilmemesi durumunda iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı bulunduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
Denetimlerde İdari Para Cezası Uygulaması ve 2025 Yılı Tutarları
4857 sayılı Kanun’un 103. maddesi uyarınca, İş Kanunu’nun 57. maddesine aykırı davranan işverenlere 2025 yılında uygulanacak idari para cezası tutarı 3.837 TL’dir.
Bu ceza:
- Her bir işçi için ayrı ayrı uygulanmaktadır.
- Denetimler sırasında iş müfettişleri tarafından tespit edilmesi halinde idari yaptırıma konu olur.
- Ceza sadece ödeme yapılmaması durumunda değil, zamanında ödenmemesi halinde de uygulanabilir.
Sonuç ve Tavsiyeler
Yıllık ücretli izin ücretinin peşin ödenmemesi hem idari hem hukuki bakımdan önemli riskler taşımaktadır. İşverenler aşağıdaki adımlara dikkat etmelidir:
- İşçi yıllık izne ayrılmadan önce işçiye banka yoluyla ücretinin peşin ödenmesi gerekir.
- Açıklamalarda ve bordroda “izin avansı” ibaresi kullanılmalıdır.
- Denetim ve ihtilaf durumlarına karşı ispat yükümlülüğünün yerine getirilmesi açısından belgelerin özlük dosyasında saklanması gerekmektedir.
Bu hususlara dikkat edilmemesi halinde, hem işçinin haklı fesih talebiyle karşı karşıya kalma riski mevcuttur, hem de teftişlerde yapılacak tespitler nedeniyle kişi başına 3.837 TL tutarında idari para cezası uygulanacaktır. İşverenlerin, insan kaynakları ve muhasebe birimlerini bu konuda eğitmeleri, iç yönetmelik ve uygulama prosedürlerini güncellemeleri tavsiye olunur.

