Sürdürülebilirlik Kavramı ve Sürdürülebilirlik Raporlaması

Sürdürülebilirlik kavramı ve sürdürülebilirlik raporlamasıSürdürülebilirlik özünde, biyofiziksel çevrenin durumuna, özellikle de doğal kaynakların kullanılması ve tükenmesine odaklanan bir kavramdır ve temel dayanağı Dünya kaynaklarının sınırsız kullanılmaması, tüketilmemesi ve zarar görmemesidir.

EPA sürdürülebilirliği şöyle tanımlıyor; hayatta kalmamız ve refahımız için ihtiyaç duyduğumuz her şey, doğrudan veya dolaylı olarak doğal çevremize bağlıdır. Sürdürülebilirliğin devamı, insanların ve doğanın mevcut ve gelecek nesillere destek olmak için verimli bir uyum içinde var olabileceği koşulları yaratmak ve sürdürmektir.

Sürdürülebilirlik kavramını daha iyi anlamak için iki ana özelliğe bakılmalıdır:

  1. Sürdürülebilirlik, doğanın yaşam destek tesisleri ve kaynaklarını sağlama kapasitesine saygı göstererek yaşam standardının gelişimini ifade eden insan merkezli ve koruma odaklı bir kavramdır.
  2. Sürdürülebilir kalkınma toplumun hayatta kalma ve refah ihtiyaçlarını karşılamak için çabalarken saygı duyulacak kararlarını ve eylemlerini örnekleyen kavramdır.

Sürdürülebilirliğin boyutları

Sürdürülebilirlik kavramı üç boyutta incelenebilir.

Çevresel boyut: Sürdürülebilirliğin çevresel boyutu, bir işletmenin ekosistemler, toprak, hava ve su dahil olmak üzere canlı ve cansız doğal sistemler üzerindeki etkileriyle ilgilidir. Çevresel göstergeler hem girdi performansını (malzeme, enerji, su, vb.) hem de çıktı performansını (emisyonlar, atık sular, atıklar, vb.) kapsar. Bunlar aynı zamanda biyolojik çeşitliliğe ilişkin performansı, çevreye uyumu ve çevresel harcamalar ile ürün ve hizmet etkileri gibi diğer ilgili bilgileri de kapsar.

Ekonomik boyut: Sürdürülebilirliğin ekonomik boyutu, bir işletmenin hissedarlar, yatırımcılar ve tedarikçiler gibi paydaşlar üzerindeki ekonomik etkisinin değerlendirilmesini ve açıklanmasını içerir. Gelirler, karlar, yatırımlar ve borçlar gibi finansal performans göstergelerinin ölçülmesini ve iletilmesini kapsar.

Sosyal boyut: Sürdürülebilirliğin sosyal boyutu, çeşitlilik ve katılım, çalışanların refahı, topluluk katılımı, insan hakları, etik kaynak kullanımı, çevresel etki, yolsuzluk ve yolsuzluğa ilişkin riskler, kamu politikalarının oluşturulmasında aşırı etki ve tekel uygulamaları gibi çeşitli hususları kapsar.

Sürdürülebilirlik raporlaması

Sürdürülebilirlik bilgisine olan ihtiyacın artması, bu konuya odaklanan girişimlerin geliştirilmesiyle sonuçlanmıştır. Üçlü Raporlama (TBL) yaklaşımı, sürdürülebilirlik raporlaması için en yerleşik çerçeve haline gelmiştir. TBL başarısının temel nedeni, basit ve ilgi çeken temel bir fikre dayanmasıdır. TBL, sürdürülebilirlik raporunun bir şirketin performansını üç boyuta göre sunması gerektiğini varsayar: çevresel, sosyal ve ekonomik. Çevresel ve sosyal boyut için, ekonomik boyut için geliştirilen mantığın aynısı takip edilerek bir raporlama varsayılıyor.

Sürdürülebilirlik raporlaması yalnızca derlenmiş sürdürülebilirlik verilerinin özetlenmesi ve analiz edilmesi süreci değildir; bu verilerin değerlendirilmesi ve bir kuruluşun sürdürülebilir kalkınmaya olan bağlılığını hem iç hem de dış paydaşlara gösterilebilecek şekilde içselleştirmek ve geliştirmek için analizin kullanılması süreci olarak görülüyor.

Sürdürülebilirlik raporlamasının yayınlanmasında aşağıdaki faktörler etkilidir:

  • Sürdürülebilirlikle ilgili konuların bir şirketin performansını önemli ölçüde etkileyebileceğine dair kabulün artışı
  • Artan şeffaflık ve açıklama düzeyleri için çeşitli paydaş gruplarından talepler
  • Şirketlerin ve daha genel olarak iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma sorunlarına (sosyo-çevresel, -ekonomik ve eko-verimlilik performansları) uygun şekilde yanıt vermesi ihtiyacı

Sürdürülebilirlik raporlamasında Türkiye’de mevcut durum

Ülkemizde sürdürülebilirlik raporlarına ilişkin olarak, Avrupa Birliği (AB) Haziran 2022’de Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) ile ilgili geçici anlaşmaya varmış ve Kasım 2022’de konsey Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’ne nihai onayını vermiştir. Yeni sürdürülebilirlik raporlama kuralları, tüm büyük şirketlere ve listelenen mikro ölçekli şirketler hariç, düzenlenmiş piyasalarda işlem gören tüm şirketlere uygulanacaktır. Bu direktif ile yönetmeliğin uygulanması dört aşamada gerçekleşecektir:

  1. Halihazırda Finansal Olmayan Raporlama Direktifi’ne (NFRD- NonFinancial Reporting Directive) tabi olan şirketler için 2024 mali yılına ilişkin 2025 yılında raporlama yapılması
  2. Şu anda NFRD’ye tabi olmayan büyük şirketler için 2025 mali yılına ilişkin 2026 raporlaması
  3. Borsada işlem gören KOBİ’ler (mikro işletmeler hariç), küçük ve karmaşık olmayan kredi kuruluşları ve bağlı sigorta kuruluşları için 2026 mali yılına ilişkin 2027 yılında raporlama
  4. AB’de net cirosu 150 milyonun üzerinde olan üçüncü ülke girişimlerinin, AB’de belirli eşikleri aşan en az bir yan kuruluşu veya şubesi olması durumunda, 2028 mali yılına ilişkin 2029’da raporlama yapılması. Bu direktif sürdürülebilirlik yaptırımı adına önemli bir adım olarak görülüyor.

Ayrıca ülkemizde SPK tarafından yayınlanan “Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi”, halka açık ortaklıkların Çevresel, Sosyal, Kurumsal Yönetim (ÇSY) çalışmalarını yürütürken açıklamaları beklenen temel ilkeleri içeriyor. Bu ilkelerin uygulanması gönüllü olmakla birlikte, uygulanıp uygulanmadığının “Uy ya da Açıkla” prensibiyle raporlanması zorunlu tutuluyor.

Ülkemizde de KGK tarafından yayınlanan büyük işletmeler öncülüğünde başlanarak yapılacak sürdürülebilirlik raporlamasıyla birlikte uluslararası yatırım kararlarında tercih edilen ülke olmak ve yeşil finansmana erişim başta olmak üzere küresel sermaye tahsisinde, elde edilecek rekabet gücüyle yakın gelecekte ekonomi alanında dünyanın sayılı ülkelerden birisi olma potansiyelini hayata geçirmek amacıyla TSRS’lerin uygulama kapsamına ilişkin Kurul Kararı alınmıştır. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) Uygulama Kapsamına İlişkin Kurul Kararı’ndaki eşik değerleri sağlayan şirketler TSRS 1 “Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler” ve TSRS 2“İklimle İlgili Açıklamalar” kapsamında açıklama zorunluluğu getirilmiştir.

PKFİSTANBUL
PKF İstanbul is a member of PKF Global, the network of member firms of PKF International Limited, each of which is a separate and independent legal entity and does not accept any responsibility or liability for the actions or inactions of any individual member or correspondent firm(s).


“PKF`` and the PKF logo are registered trademarks used by PKF International Limited and member firms of the PKF Global Network. They may not be used by anyone other than a duly licensed member firm of the Network.

Eski Büyükdere Cad. Park Plaza, No: 14 Maslak İSTANBUL

    Acca

PKFİSTANBUL
PKF İstanbul, PKF Global'a bağlı bir üye olup, her biri ayrı ve bağımsız hukuki bir varlık olan PKF International Limited üye firmalarının ağıdır. Her bir üye veya yazışma firmasının eylemleri veya eylemsizliği konusunda hiçbir sorumluluk veya yükümlülük kabul etmemektedir.

PKF İstanbul is a member of PKF Global, the network of member firms of PKF International Limited, each of which is a separate and independent legal entity and does not accept any responsibility or liability for the actions or inactions of any individual member or correspondent firm(s).
Eski Büyükdere Cad. Park Plaza, No: 14 Maslak İSTANBUL
HİZMETLERİMİZSizlere neler sunuyoruz?
Son Yazılar