GİRİŞ

Alüminyum, Türkiye’de otomotiv, savunma sanayii, beyaz eşya, ambalaj, enerji ve inşaat sektörlerinde yoğun biçimde kullanılan stratejik bir hammaddedir. Türkiye’nin net ithalatçı konumu nedeniyle alüminyum fiyatları büyük ölçüde Londra Metal Borsası (LME) fiyatlarına bağlı olarak belirlenmektedir.
LME, endüstriyel metaller için küresel ölçekte referans fiyatlama platformu olup hem fiziki teslimatlı işlemler hem de türev sözleşmeler aracılığıyla riskten korunma imkânı sağlamaktadır. (London Metal Exchange [LME], 2023).
LME bazlı sözleşmelerde nihai fiyat çoğu zaman teslimat sonrasında belirli bir “pricing period” sonunda kesinleşmektedir. Bu durum, işletmenin stoklarına fiziken aldığı emtia için belirli bir süre boyunca açık fiyat pozisyonu taşımasına yol açmaktadır. Bu yapı literatürde “provisionally priced purchase” olarak tanımlanmaktadır (IFRS 9, 2023). Bu tür işlemler, özellikle fiyat volatilitesinin yüksek olduğu dönemlerde işletmelerin kârlılık projeksiyonlarını belirsiz hale getirebilmektedir.
Fiyatlama Mekanizması Ve Çok Boyutlu Finansal Risk
LME referanslı alımlarda nihai fiyat genel olarak şu formülle belirlenmektedir:
Nihai Fiyat = LME Ortalama Fiyatı + Premium
Premium; kalite farkı, navlun, sigorta, finansman ve işleme maliyetlerini içermektedir.
Fiyatın kesinleşmediği dönemde LME fiyatlarındaki değişimler stok maliyetini doğrudan etkilemektedir. Buna ek olarak ithalat işlemleri ABD doları üzerinden gerçekleştirildiğinden, işletmeler kur riskine de maruz kalmaktadır. Böylece fiyat riski ve kur riski birlikte işletmenin maliyet yapısını, brüt kârlılığını, nakit akış projeksiyonlarını ve finansal oranlarını etkilemektedir. Literatürde emtia fiyat riski ile kur riskinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve entegre risk yönetim modellerinin daha sağlıklı sonuçlar verdiği belirtilmektedir.
Riskten Korunma Stratejileri Ve Hedge Accountıng Çerçevesi
İşletmeler fiyat riskini azaltmak amacıyla LME futures, forward veya swap sözleşmeleri kullanmaktadır.
Bu işlemler ekonomik hedge niteliğindedir. Hedge işlemlerinin temel amacı, fiyat dalgalanmalarının işletmenin finansal performansı üzerindeki etkisini sınırlamaktır.
TFRS 9 kapsamında hedge accounting uygulanabilmesi için şu koşulların sağlanması gerekmektedir. (TFRS 9, 2023):
- Hedge ilişkisinin başlangıçta yazılı olarak belgelenmesi,
- Hedge edilen riskin açıkça tanımlanması,
- Ekonomik ilişkinin varlığının gösterilmesi,
- Hedge oranının risk yönetim stratejisi ile uyumlu olması,
Etkinlik değerlendirmesinde önceki standartlardaki %80–125 aralığı kaldırılmış, ekonomik ilişki yaklaşımı benimsenmiştir. Uygulamada dollar-offset yöntemi, regresyon analizi veya duyarlılık analizi kullanılabilmektedir. Örneğin hedge edilen kalem ile türev aracın değer değişimlerinin yüksek korelasyon göstermesi etkinliğin göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, risk yönetimi ile finansal raporlama arasındaki uyumu güçlendirmektedir.
Uygulamalı Sayısal Örnek – Alüminyum İthalatı
500 ton alüminyum ithalatı yapıldığı varsayılmıştır.
Teslim tarihindeki LME fiyatı 2.350 USD/ton, premium ise 120 USD/ton olarak gerçekleşmiştir.
Pricing period sonunda ortalama LME fiyatı 2.420 USD/ton olarak oluşmuştur. Premium fiyatının sabit olduğu varsayılmıştır.
- Geçici stok değeri (teslim tarihindeki fiyatla): (2.350 + 120) × 500 = 1.235.000 USD
- Nihai stok maliyeti (pricing period ortalaması ile): (2.420 + 120) × 500 = 1.270.000 USD
- Bu durumda stok maliyetinde oluşan fiyat farkı 35.000 USD’dir.
Hedge işlemi
İşletme fiyat riskini yönetmek amacıyla 2.340 USD/ton seviyesinden futures sözleşmesi yapmış ve sözleşmeyi 2.420 USD/ton seviyesinde kapatmıştır.
- Futures işlemi sonucu oluşan kazanç: (2.420 − 2.340) × 500 = 40.000 USD
Hedge accounting uygulanmaması durumunda;
Türev işlemlerden elde edilen 40.000 USD kazanç gelir tablosunda muhasebeleştirilir.
Aynı dönemde stok maliyeti ise fiyat değişimi nedeniyle 35.000 USD artar.
Bu durumda türev kazancı ile stok maliyetindeki değişim aynı dönemde ve aynı hesaplarda eşleşmeyebilir. Sonuç olarak dönemsel kârda oynaklık oluşabilir.
Cash flow hedge muhasebesi uygulanması halinde:
Futures işleminden doğan etkin hedge kazancı özkaynaklarda (Other Comprehensive Income – OCI) muhasebeleştirilir.
Stok satıldığında söz konusu tutar satış maliyetine (COGS) aktarılır. Bu yöntem sayesinde türev kazancı ile stok maliyeti aynı dönemde gelir tablosuna yansır ve brüt kâr marjındaki oynaklık azaltılmış olur.
- Bu örnekte fiziki fiyat değişimi ile futures işlemi birebir eşleşmemektedir.
- Fiziki fiyat değişimi: 2.420 − 2.350 = 70 USD/ton
- Futures kazancı: 2.420 − 2.340 = 80 USD/ton
- Aradaki fark: 10 USD/ton × 500 ton = 5.000 USD
Bu tutar hedge ineffectiveness (etkin olmayan kısım) olarak değerlendirilir ve hedge muhasebesi uygulanması durumunda genellikle doğrudan gelir tablosunda muhasebeleştirilir.
Finansal Oran Analizi Ve Yatırımcı Perspektifi
Hedge accounting uygulaması finansal oranların istikrarı açısından önem taşımaktadır.
Hedge accounting uygulanmadığında brüt kâr marjı ve faaliyet kârlılığı dönemsel olarak
dalgalanabilmekte; EBITDA ve stok devir hızı göstergeleri yanıltıcı sonuçlar verebilmektedir.
Hedge accounting sayesinde ekonomik risk yönetimi performansı finansal tablolara daha tutarlı biçimde yansıtılmakta ve yatırımcıların karar alma süreçlerinde bilgi kalitesi artmaktadır. Bu durum kredi veren kuruluşlar açısından da risk değerlendirmesini kolaylaştırmaktadır.
VUK Ve TFRS Arasındaki Yapısal Farklar
Vergi Usul Kanunu kapsamında stoklar maliyet bedeli ile değerlenmekte, gerçeğe uygun değer yaklaşımı benimsenmemektedir. (Vergi Usul Kanunu [VUK], 1961).
Türev işlemler gerçekleşme esasına göre dikkate alınmaktadır. Bu nedenle TFRS finansalları ile VUK kayıtları arasında geçici farklar oluşmakta ve ertelenmiş vergi etkisi ortaya çıkmaktadır. Bu farklılık, işletmelerin paralel muhasebe sistemi yürütmesini gerektirmekte ve raporlama süreçlerinde ilave kontrol mekanizmaları oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.
Kurumsal Yönetim, İç Kontrol Ve Raporlama Şeffaflığı
LME bazlı ithalat işlemleri; satın alma, finans ve muhasebe birimleri arasında yüksek düzeyde koordinasyon gerektirmektedir.
Hedge dokümantasyonunun zamanında yapılmaması veya hedge oranının hatalı belirlenmesi, finansal tablo oynaklığını artırabilmektedir. Bu nedenle işletmelerin yazılı risk yönetim politikaları oluşturması, limit mekanizmaları kurması, düzenli etkinlik testleri gerçekleştirmesi ve finansal tablo dipnotlarında hedge ilişkilerini şeffaf biçimde açıklaması önerilmektedir. Şeffaf raporlama, kurumsal yönetim kalitesinin önemli bir göstergesidir.
Genel Değerlendirme Ve Sonuç
LME fiyatlı alüminyum ithalatı, yalnızca bir tedarik süreci değil; entegre risk yönetimi, finansal planlama ve muhasebe uygulamalarını kapsayan çok boyutlu bir yönetim alanıdır. TFRS 9 kapsamında doğru uygulanan hedge accounting, ekonomik risk yönetiminin finansal tablolara tutarlı biçimde yansıtılmasını sağlar.
VUK’un gerçekleşme esaslı yaklaşımı ise vergisel raporlama ile finansal raporlama arasında yapısal farklılık yaratmaktadır. Bu nedenle işletmelerin güçlü iç kontrol mekanizmaları, disiplinli risk yönetimi politikaları ve etkin muhasebe uygulamaları geliştirmesi kritik önem taşımaktadır.
KAYNAKÇA
- IFRS Standartları ve Değişiklikler
- International Accounting Standards Board. (2023). IFRS 9: Financial Instruments.
- International Accounting Standards Board. (May 2024). Amendments to the Classification and Measurement of Financial Instruments: Amendments to IFRS 9 and IFRS 7 (Effective for annual reporting periods beginning on or after 1 January 2026).
- TFRS / TMS Standartları (Türkiye)
- Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu. (2019). TFRS 9: Finansal Araçlar Standardı.
- Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu. (2023). TMS 2: Stoklar Standardı.
- Vergi Mevzuatı
- Türkiye Cumhuriyeti Resmî Gazete. (1961). Vergi Usul Kanunu (213 sayılı kanun).
- Emtia Piyasası ve LME Kuralları
- London Metal Exchange. (March 2025). LME Rulebook: Rules and Contract Specifications (Release No. 130).
Kıdemli Muhasebe Müdürü


