Kıdem tazminatı, genel olarak işverene ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu para olarak tanımlanıyor.
Kıdem tazminatı, iş akdinin sona erdiği her durumda değil, kanunda öngörülen hallerin varlığı halinde belirli bir kıdeme sahip işçilere kıdemleri oranında ödeniyor. Kıdem tazminatından 4857 sayılı İş Kanunu, 5953 Sayılı Basın İş Kanunu ve 4373 Deniz İş Kanunu’na tabi çalışanlar yararlanabiliyor.
Kıdem tazminatı hesaplanırken süreklilik arz eden para veya parasal karşılığı olan menfaatler (ücret, ikramiye, kasa tazminatı, yemek yardımı, gıda ve erzak yardımı, yakacak yardımı, taşıt yardımı, konut yardımı, aile yardımı, çocuk yardımı vb.) dikkate alınıyor. Süreklilik arz etmeyen ödemeler (doğum yardımı, ölüm yardımı, fazla çalışma ücreti, harcırah vb.) kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmayacaktır.
1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde kıdem tazminatı ile ilgili bir tavan öngörülmüştür. Anılan maddede “…Devlet Memurları Kanuna tabi en yüksek devlet memuruna 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.” hükmü ile bu tavanın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi en yüksek devlet memuruna (Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesinin miktarı ile sınırlandırılmıştır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. maddesine göre, 1475 sayılı İş Kanunu’na ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu’na göre ödenmesi gereken kıdem tazminatlarının tamamı ile 5953 sayılı Basın İş Kanunu’na göre ödenen kıdem tazminatlarının 24 aylığı aşmayan miktarları gelir vergisinden müstesnadır. Yani, kıdem tazminatı hesabında gelir vergisi kesintisi yapılmaz; diğer yandan, sadece damga vergisi kesintisi yapılıyor.
Eğer işveren çalışanları için olumlu düşünüp, tavanı aşan ücret tutarları üzerinden kıdem tazminatı ödemek isterse, tavanı aşan miktar vergilendirme açısından kıdem tazminatı sayılmayacaktır. Dolayısıyla ücret ödemesi olarak değerlendirileceğinden kıdem tazminatı tavanını aşan kısım için gelir vergisi ödenmek zorundadır.
Yukarıda izah edilen kıdem tazminatı tavanının yıllar bazında brüt asgari ücrete karşı durumunu inceleyecek olursak;
*Tablo 1: Yıllara göre Kıdem Tazminatı Tavanı/Brüt Asgari Ücret
| YIL | KIDEM TAZMİNATI TAVANI | BRÜT ASGARİ ÜCRET | ORAN |
| 2000 | ₺587,72 | ₺118,80 | 4,95 |
| 2001 | ₺978,02 | ₺167,94 | 5,82 |
| 2002 | ₺1.260,15 | ₺250,88 | 5,02 |
| 2003 | ₺1.389,95 | ₺306,00 | 4,54 |
| 2004 | ₺1.574,74 | ₺444,15 | 3,55 |
| 2005 | ₺1.727,15 | ₺488,70 | 3,53 |
| 2006 | ₺1.857,44 | ₺531,00 | 3,50 |
| 2007 | ₺2.030,19 | ₺585,00 | 3,47 |
| 2008 | ₺2.173,18 | ₺638,70 | 3,40 |
| 2009 | ₺2.365,16 | ₺693,00 | 3,41 |
| 2010 | ₺2.517,01 | ₺760,50 | 3,31 |
| 2011 | ₺2.623,23 | ₺837,00 | 3,13 |
| 2012 | ₺3.033,98 | ₺940,50 | 3,23 |
| 2013 | ₺3.254,44 | ₺1.021,50 | 3,19 |
| 2014 | ₺3.438,22 | ₺1.134,00 | 3,03 |
| 2015 | ₺3.828,37 | ₺1.273,50 | 3,01 |
| 2016 | ₺4.297,21 | ₺1.647,00 | 2,61 |
| 2017 | ₺4.732,48 | ₺1.777,50 | 2,66 |
| 2018 | ₺5.434,42 | ₺2.029,50 | 2,68 |
| 2019 | ₺6.379,86 | ₺2.558,40 | 2,49 |
| 2020 | ₺7.117,17 | ₺2.943,00 | 2,42 |
| 2021 | ₺8.284,51 | ₺3.577,50 | 2,32 |
| 2022-1 | ₺10.848,59 | ₺5.004,00 | 2,17 |
| 2022-2 | ₺15.371,40 | ₺6.471,00 | 2,38 |
| 2023-1 | ₺19.982,83 | ₺10.008,00 | 2,00 |
| 2023-2 | ₺23.489,83 | ₺13.414,50 | 1,75 |
| 2024 | ₺35.058,58 | ₺20.002,50 | 1,75 |
Tabloda detaylı şekilde görüleceği üzere son 24 yılda kıdem tazminatı tavan tutarı asgari ücret karşısında sürekli olarak azalmıştır. İlgili oran, 2001 yılında 5,82 iken, 2024 yılında 1,75’e kadar düşmüştür.
Dolayısıyla bir işçiye çalışması karşılığında ödenmesi gereken en düşük ücret olan asgari ücretteki artış oranı kıdem tazminatı tavanında yerini bulamamış, brüt asgari ücret ile kıdem tazminatı tavanı arasındaki makas giderek küçülmüştür. Özetle, yüksek maaş alan çalışanlar açısından kıdem tazminatı hakkı yıllar itibarıyla kısıtlanmıştır. Yalnızca bu veri dahi ülkemizde çalışma hayatındaki ücretlendirmenin “asgari ücret tuzağına” yakalandığının bir göstergesidir.
İşçi işveren alacaklarında en çok çekişmenin yaşandığı, idari makama şikâyet, arabuluculuk ve yargılama gibi müesseselerin yoğun şekilde meşgul olduğu kıdem tazminatında bu oranlamayı yapmak feshe ilişkin alacakların son durumunu göstermek açısından önemlidir.
Uzun zamandır kamuoyunda tartışma konusu olan “kıdem tazminatı fonuna” bir de bu taraftan bakılması gerektiğini düşünüyorum.

